Ebu Davud, Ebu Hüreyye (R.A.)’den rivayet ediliyor.
Allah’ın Resulü (S.A.V.) buyuruyor:
‘’Hasedden kaçınız. Çünkü hased, hasenatı (iyilikleri), ateşin odunu, (bir başka rivayette otu) yediği gibi yer.’’
‘’Hased, imanı sirkenin balı ifsat ettiği gibi ifsad eder.’’
Enes (R.A.) onların beldelerini anlatırken:
‘’onlar, helak olan kavimlerdir. Yurtları altüst olmuştur. Azgınlık ve hased onları yerle bir etmiştir. Hased, hasenatları nurunu söndürür. Azgınlık, hased hastalığının göstergesidir. Nasıl ki göz zina eder; beden, dil, göz, kulak, ayak buna şahitlik ettiği gibi, azgınlıklarda hasede şahitlik eder. keza mahrem yerler de zinaya şahitlik edeceklerdir.’’
İbn Abbas (R.A.) şu hadis-i şerifi rivayet ediyor:
‘’İsabet-i ayn (nazar değmesi) haktır. Eğer bir şey kaderi geçerse, nazar o şeyi de geçerdi.’’
Hazreti Aişe (R.A.) rivayet ediyor: ‘’Allah’ın Resulü (S.A.V.) nazara karşı okumamızı emrederlerdi.’’
İbn-i Kayim El-Cevzi şöyle diyor:
‘’Nazar iki türlü olur:
1. İnsan nazarı,
2. Cin nazarı.’’
Ümmü Seleme (R.A.) den şöyle rivayet edilmiştir:
‘’Allah’ın Resulü (S.A.V.) bir gün Ümmü Seleme’nin evinde cin gözlü bir cariye gördü. Buna karşı okunun. Çünkü bu nazarcıdır.’’ Buyurdular.
Hüseyin b. Mesud el-Ferra rivayet ediyor:
‘’Cin gözlü tabiri ile ondaki hain bakışa işaret etmiştir. Çünkü onun cin gibi gözleri mızrak ucundan daha keskindir.’’
Cabir (R.A.)’den rivayet edilmiştir. Diyor ki:
‘’Nazar insanı mezara, deveyi kazana sokar.’’
İbn Mes’ud (R.A.) rivayet ediyor: ‘’ Allah’ın Resulü (S.A.V.) cin ve insan nazarından sakınırdı.’’
Hain bakışlı gözlerin etkisi bir şeyi görmeye balı değildir. İç gözü hain olan bir köre bir şeyi tarif etseniz, onu görmeden de etkiler. Şu ayet-i kerimede buna işaret edilir.
‘’Ve in yekadüllezine keferu le yüzlikune bi ebsarihim lemma semiuz zikra ve yekulune innehu le mecnun*Ve ma hüve illa zikrun lil alemin*
‘’Dığrusu inkar edenler, Kur’an’ı dinledikleirnde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. ‘’O, delidir.’’ Diyorlardı.’’
Bütün bunlardan anlıyoruz ki, her göz hasetçidir, ama her hasetçi hain değildir. Onun için hasetten sığınma, hain bakışlardan da sığınmayı gerektirir.
İmam Ebu Abdullah Mazeri şöyle diyor:
‘’Ulema, bu hadis-i Şerifin zahirine bakıp. ‘’Nazar haktır.’’ Demişlerdir. Ehl-i Sünnet’e göre nazar, Yüce Allah’ın Fiili ile isabet ve helak eder.’’
Şunu da bilelim ki, insan bazen kendi kendine malına, evladına… bile hased eder. Yani nazarı değer.
HASEDDEN KORUNMA
1. İmran b. Husayn’dan rivayet olunmaktadır:
‘’Her kim evinde Fatiha Suresi’ni ve Ayetel-Kürsi’yi okusa, o eve gerek cin ve gerekse insan nazarı dokunmaz.’’
Bu hadis-i şerifi ayrıca Deylemi de rivayet etmiştir.
2. Bir kimse nazarının başkasına, başkasının malına, evladına değdiğini anlarsa:
‘’Ma şaellahü la havle ve la kuvvete illa billah.’’ Demelidir.
Enes b. Malik (R.A.) rivayet etmiştir. Allah’ın Resulü (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:
‘’Bir kimse hoşuna giden bir şey görürse:
‘’Ma şaellahü la havle ve la kuvvete illa billah.’’ Desin. Böylelikle o kimsenin nazarından emin olur.
3. Nazar değmesinden korkulan güzel şeyler (ameller ve iyilikler de dahil) gizlenmelidir.
4. Cinlerin hasedinden karunak için ‘’Muavvizeteyn Sureleri okunduğu gibi, yukarıda geçen duanın okunması da tavsiye olunmuştur.
İnsan, soyunurken avret yerlerini göstermemelidir. Soyunma sırasında şu duanın okunması gerektiği, İbn-i Sünni, Enes (R.A.)’den rivayet etmiştir:
‘’Bismillahillezi la ilahe illa hu’’

Avret yerini cinlerin görmemesi için helaya girmekte olan kimse şu duayı okumalıdır:
‘’Bismillahi minel hubsi vel habais.’’

Bu hadis-i şerifi Ahmed b. Hanbel rivayet etmiştir.

Cebrail Aleyhisselam, Allah Resulü (S.A.V.)’ne hasede karşı şu duayı talim buyurmuşlardır:
‘’Bismillahi erkıye min külli dain yü’zike min şerri külli nefesin ev aynin hasidin allahü yeşfike bismillahi erkıyke vallahü yeşfike*’’



Allah’ın Resulü (S.A.V.), torunları Hazreti Hasan ve Hazreti Hüseyin (R.A.)’i hasetten korumak için şöyle dua buyururlardı:
‘’Üıyzüküma bi kelimatillahit tammeti min külli şeytanin ve hammetin ve min külli aynin lammeh*’’

Allah Resulü (S.A.V.) bu hadis-i şerifin devamında şöyle buyurmuşlardır:
‘’Atamız İbrahim Aleyhisselam, oğulları İsmail ve İshak Aleyhisselamlara bu dua ile dua ederdi.’’

Kendini hasetten korumak isteyen kimse Fatiha, İhlas ve Muavvizeteyn Surelerin okuyup, avucuna üflemesi ve bütün bedenini meshetmesi yeterlidir.

Hazreti Aişe (R.A.)’den rivayet olunmuştur. Diyor ki:
‘’Ailemizden biri hastalanınca Allah Resulü (S.A.V.) ona Muavvizeteyn Surelerini okur ve üzerine üflerd. Son hastalığında ben de kendisine Muavvizeteyn Surelerini okuyup avuçlarına üfledim. O da kendi elleri ile bedenini meshetti. O sırada onun elleri ellerimde bulunuyordu. Çünkü onun mübarek elleri benim ellerimden daha bereketli idi.’’

Bir rivayete göre bu hadis-i şerifte Muavvizeteyn yerine ‘’Muavvizat’’ kullanılmıştır. Muavvizat, çok Muavvizeler demektir.

Üfleme deyiminden, ağızdan çıkan latif bir nefes anlaşılmaktadır.

Ebu İshak’tan rivayet edilmiştir. O, Haris’ten, o da Hazreti Ali (K.V.)’den rivayet etmiştir. Hazreti Ali diyor ki:
‘’Allah’ın Resulü (S.A.V.)’den bizzat işittim. Hüzünlü bir gününde kendisine Cebrail Aleyhisselam gelmiş ve aralarında şöyle bir konuşma geçmi. Cebrail Aleyhisselam:
‘’Niçin bu kadar hüzünlüsünüz ey Allah’ın Resulü’’ diye sormuş, Allah Resulü (S.A.V.) de Hasan ve Hüseyin efendilerimizin nazar değmesi sebebi ile hasta olduklarını bildirmiş, bunun üzerine Cebrail Aleyhisselam şöyle demiştir:
‘’Ey Allah’ın Resulü! Onlara nazar dualarını okumadın mı? Nazar haktır.’’
Bunun üzerine Allah Resulü (S.A.V.) nazar dualarının neler olduğunu sormuş, Cebrail Aleyhisselam aşağıdaki duayı okumuştur:
‘’Allahümme zes sültanil azıymi vel mennil kadimi ve zel vechil kerimi veliyyül kelimatillahit tammati ved deavatil müstecabat*afil hasene vel hüseyne min enfüsil cini ve a’yünil ins*

Allah Resulü (S.A.V.)’ın Hasan ve Hüseyin üzerine bu duayı okuduktan sonra derhal şifa bulup oynamaya başladıkları görülmüş ve Allah Resulü (S.A.V.) şöyle buyurmuştur:
‘’Canınızı, aile fertlerinizi ve mallarınızı sizler de bu dua ile koruyunuz. Çünkü bu duanın koruyuculuğu kadar kimse nazara karşı korunmamıştır.’’


Alıntıdır