Teganni, lûgatta nağme ile şarkı söylemek demektir. Kur'ân-ı Kerim'i okurken yapılan teganninin ise hem caiz olan hem de olmayan şekli vardır.

Caiz olmayan şekli, harflerin mahreçlerini ve tecvid kaidelerini bozarak yapılan bir okuyuş şeklidir. Mahreç ve tecvid kaidelerine riayet ederek sesin güzelleştirilmesi ise hadislerde caiz görülmüş, hattâ böyle sesi güzelleştirerek Kur'ân okunması tavsiye buyurulmuştur.Sa'd (r.a.) bu hususta Resûlullahın (a.s.m.) şöyle buyurduğunu nakletmektedir:
"Şüphesiz bu Kur'ân tesirli olarak inmiştir. Onu okuduğunuzda ağlayınız. Şayet ağlayamazsanız, ağlamaya çalışınız. Onu okurken sesinizi güzelleştirmeye de gayret ediniz. Kim Kur'ân'ı teganni ederek (güzel sesle okumaya gayret etmezse) bizden değildir."(1)

Hadis-i şerifte "teganni" tabiri geçmektedir. Aslında, teganni, nağme ile okumaktır. Hadis-i şerifte geçen teganniden hangi mânânın kastedildiği hakkında âlimler muhtelif izahlarda bulunmuşlardır. Bazılarına göre, hadiste "teganni" ile "tertil" kast edilmiştir. Buna göre teganni, Kur'ân-ı Kerimi ağır ağır okumaktır. Diğer bazı âlimler ise teganniden maksat, Kur'ân-ı Kerimi ağır ağır ve tecvid kâidelerine uygun olarak ve sesini güzelleştirerek okumak olduğunu ifade etmişlerdir. Hadis-i şerifteki "bizden değildir" tabirini ise "Teganni yapmayan kimse bizim mükemmel yolumuzun mensuplarından değildir" şeklinde açıklamışlardır. Diğer bir kısım âlimler, teganninin istiğna mânâsına geldiğini beyan ederler. Bu âlimler, bu hadisten Kur'ân-ı Kerimi dünyevî menfaatlere âlet etmeme esasını çıkarmaktadırlar.

Bütün âlimlerin ittifak ettiği husus, Kur'ân-ı Kerimi güzel sesle okumanın müstehab olduğudur. Okuyanın sesi güzel değilse, elinden geldiği kadar fıtrî bir şekilde sesini güzelleştirmeye çalışmalıdır.İmâm Mâlik ve bir kısım âlimlere göre, Kur'ân-ı Kerimi huşû ile, mânâsını düşünerek ve kalbi mahzun edecek, gözleri yaşartacak şekilde okumak gerekir. Çünkü Resulullah Efendimiz (a.s.m.) bir hadis-i şerifte Kur'ân-ı Kerim'i huşû ile kalbe tesir edecek şekilde okumanın ehemmiyetine dikkati çekerek şöyle buyururlar: "Kur'ân-ı Kerim'i okuyanın sesini işittiğinizde, kendisinin Allah'tan korktuğu kanaatine vardığınız adam, şüphesiz Kur'ân'ı en güzel sesle okuyanlardandır." (2)

İmam-ı Âzam Ebu Hanife ve bir kısım âlimlere göre de, Kur'ân'ı nağme ile okumak caizdir. Onlara göre nağme ile okumak, kalbi daha çok rikkate getirir, daha çok huşû kazandırır.

İmâm-ı Nevevî bu hususta şöyle der: "Uzatma sebebi ile kıraat sınırı aşılmadıkça Kur'ân'ın okunuşunda sesin güzelleştirilmesinin müstehab olduğuna âlimler ittifakla hükmetmişlerdir. Ancak bu sınır aşılırsa, hattâ tek bir harf fazla veya noksan okunursa o okuyuş haramdır." Resulullah Efendimiz (a.s.m.) Kur'ân'ın güzel sesle süslenmesini emrederek şöyle buyururlar: "Sesinizi güzelleştirmek suretiyle Kur'ân okuyuşunuzu süsleyiniz." Bir başka hadis-i şerifte Resulullah Efendimiz (a.s.m.), Cenab-ı Hakkın güzel sesle Kur'ân'ı okuyandan razı olduğunu beyan buyurmaktadırlar.(3)

Netice olarak: Kur'ân-ı Kerim'i güzel bir sesle, güzel bir şekilde okumak menduptur, diyebiliriz. Tecvid kaideleri dışına taşmadıkça nağme ile okunmasında bir mahzur yoktur. Ancak tecvid kaidelerinin dışına çıkılarak, harflerin mahreçlerine riayet edilmeden nağmelerle fazla uzatmak, harfleri eksik veya fazla yaparak okumak caiz değildir. Bu hususta ittifak vardır. Böyle kimseler Kur'ân'ın lânetinden çekinmeli, onun okuma âdâbına riayet etmelidirler.

Kaynaklar
1. İbn-i Mâce, İkame: 176. , 2. Ag.e. , 3. A.g.e.


Alıntıdır.