Doğru
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Abdest: Suların Sonsuza Aktığı Dem

  1. #1
    YASAKLI
    Üyelik tarihi
    10.Ocak.2011
    Mesajlar
    565
    Konular
    129
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart Abdest: Suların Sonsuza Aktığı Dem

    Doğru






    Abdeste hazırlanıyorsun..



    Gövdeni kutlu bir paklığın gölgesine çekiyorsun.

    Sanki Leylâ vurgunu bir Mecnun gibi çölde suya kanıyorsun

    Şadırvanda su şakırtısı bir vaha serinliği değil mi sana?



    Abdeste niyetleniyorsun..



    Kalbini Sevgililer Sevgilisinin [sav] kalbine yanaştırıyorsun.

    Suların bile yolunda akarak paklandığı Sevgilinin [sav] yolunda akıyorsun.

    Rasûlün [sav] pak niyetine dudağını değdirerek, suyun serinliği ile değil, rahmetle ıslanıyorsun.

    İşte abdeste başlıyorsun.



    Önce ellerini yıkıyorsun.

    Terk-i dünya ile yıka ellerini!

    Ellerinle biriktirdiklerinden yuğ kendini...

    Varlığının suların akışı gibi gelip gittiğini bil evvelâ.

    Eline avucuna sığan bir şey yok şu fani dünyada.

    Parmakların arasından kayıp gidiyor sevdiklerin ve biriktirdiklerin.

    Ne onlar sana kalıyor, ne sen onlara kalıyorsun.

    Bunu bil ki, eline değen abdest suyuyla, elini şerden çek; hayra yanaştır.


    Elini fani olanlardan çevir; sonsuza eriştir.

    Elinle ettiklerinden tövbe et.

    Dünyanın kirini avuçlarından akıt.

    Anmakla yıka dilini, damağını ve dudağını!

    Yalanı yıka ağzından.

    Boş sözden arındır dilini damağını.

    Tattıklarının su gibi gelip geçtiğini bil.

    Dudağına suyu değdiren Rabbindir..

    Dudağını dudağına dokunduran Rabbinin rahmetidir.

    Dudağının dudağına değmesi, billûr sulardan daha serindir.

    Suyu sana verdiği gibi suya hasret dudağı da veren O´dur.

    Suyun paklığını damağına değdirirken, Rabbini anmakla tatlandır ağzını..

    Dilini suyla serinletirken, yalan ve gıybetin, boş söz ve lakırdının tortularını da yak!



    Kibirden arınmakla temizle burnunu!

    Ne efsunkârdır güzel koku!

    Burnunun dikine gidenleri bile ardı sıra sürükler.

    Uzakta kalmış hatıralar, unutulmuş bahçeler ince bir kokuyla hatırlanır hemen.

    Burnuna değen su, cennetin kokusunu hatırlatsın sana.

    Burnuna çektiğin su, gülleri gül eyleyen Muhammedin [sav] gül kokusuna yanaştırsın seni.



    Yüzünü hayâ ile temizle!

    Yüzün ki varlığının odağıdır, ruhunun billûr âyinesidir; abdest niyetiyle yüzüne değen su seni Rabbinin vechine yönlendirir.

    Abdeste niyet, yüzünü ona teslim etmek gibidir.

    Ben Onu görmesem de, O beni görüyor! diyenlerin işidir abdest..

    Kimsenin görmediği yerde, kimsenin bilmediği kuytularda, kimsenin tanık olmadığı yalnızlıklarda, sırf O´nu razı etmek için yüzünün her noktasında suların serinliğini hisseden, yüzünün her noktasını Rabbinin nazarına tutar; Rabbine teslim eder.

    Yüzünden sular süzülürken, sen de Ona bakarmışçasına hayânı kuşan.

    O´nun nazarında olduğunu bil ki, aynalardan utanma.

    O´nun seni gördüğünü bilerek yaşa ki, kendini kendine mahcup etme.

    Yüzündeki serinliği O´nun seni bildiğine tanık bil ki, başkalarını razı etme telaşından kurtar kendini.

    Yüzünü Rabbine teslim et.



    Kollarını tevekkül ile yıka!

    Yapıp ettiklerini kendinden bilme.

    Elini işlere eriştiren de, işlerini sonuca ulaştıran da Rabbindir.

    Tembellik edip elini işten çekme; çünkü tevekkül sana düşeni yapmanı gerektirir.

    Kibirlenip elinin işlere yettiğini de sanma; çünkü tevekkül elinden geleni yaptıktan sonrasını

    Rabbine havale etmeni gerektirir.

    Öyle yıka ki kollarını, tembellik de kibir de akıp gitsin parmak uçlarından.



    Kulaklarını söz dinlemekle ve sözün güzeline tâbi olmakla yıka!

    Dinlemek edebin de, öğrenmenin de başıdır.

    Kulağını hakka açmayan, dudağını hakka değdiremez.

    Dosta kulak vermeyen dost sahibi olamaz.

    Öyle yıka ki kulağını, boş söz ve yalandan, gıybet ve lakırdılardan temizle; güzeli duymaya ayarla.

    Çirkinliğe sağır ol.


    Ayaklarını O´ndan başkasından vazgeçmekle yıka!

    Nasılsa bir gün ayakların yerden kesilecek, adımların bitecek, ir adın kalacak yeryüzünde.

    İki ayağını birden yıkarken de, buraya geldiğini ama burada kalmayacağını hatırlat kendine.

    Sular ayaklarına değdikçe, bir yolcu edâsı dolsun yüzüne.

    Ayaklarını yerden kes; sırata değdir.

    Öylece at adımlarını.

    Düşmekten kork! Öylece yürü.

    Ateşten çekin!



    O´na (cc) razı ol ki, O (cc) da sana razı olsun.


    "alıntı"

  2. #2
    YASAKLI
    Üyelik tarihi
    27.Kasım.2010
    Mesajlar
    1,833
    Konular
    339
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    [QUOTE=Aşk;80111]






    Abdeste hazırlanıyorsun..



    Gövdeni kutlu bir paklığın gölgesine çekiyorsun.

    Sanki Leylâ vurgunu bir Mecnun gibi çölde suya kanıyorsun

    Şadırvanda su şakırtısı bir vaha serinliği değil mi sana?



    Abdeste niyetleniyorsun..



    Kalbini Sevgililer Sevgilisinin [sav] kalbine yanaştırıyorsun.

    Suların bile yolunda akarak paklandığı Sevgilinin [sav] yolunda akıyorsun.

    Rasûlün [sav] pak niyetine dudağını değdirerek, suyun serinliği ile değil, rahmetle ıslanıyorsun.

    İşte abdeste başlıyorsun.



    Önce ellerini yıkıyorsun.

    Terk-i dünya ile yıka ellerini!

    Ellerinle biriktirdiklerinden yuğ kendini...

    Varlığının suların akışı gibi gelip gittiğini bil evvelâ.

    Eline avucuna sığan bir şey yok şu fani dünyada.

    Parmakların arasından kayıp gidiyor sevdiklerin ve biriktirdiklerin.

    Ne onlar sana kalıyor, ne sen onlara kalıyorsun.

    Bunu bil ki, eline değen abdest suyuyla, elini şerden çek; hayra yanaştır.


    Elini fani olanlardan çevir; sonsuza eriştir.

    Elinle ettiklerinden tövbe et.

    Dünyanın kirini avuçlarından akıt.

    Anmakla yıka dilini, damağını ve dudağını!

    Yalanı yıka ağzından.

    Boş sözden arındır dilini damağını.

    Tattıklarının su gibi gelip geçtiğini bil.

    Dudağına suyu değdiren Rabbindir..

    Dudağını dudağına dokunduran Rabbinin rahmetidir.

    Dudağının dudağına değmesi, billûr sulardan daha serindir.

    Suyu sana verdiği gibi suya hasret dudağı da veren O´dur.

    Suyun paklığını damağına değdirirken, Rabbini anmakla tatlandır ağzını..

    Dilini suyla serinletirken, yalan ve gıybetin, boş söz ve lakırdının tortularını da yak!



    Kibirden arınmakla temizle burnunu!

    Ne efsunkârdır güzel koku!

    Burnunun dikine gidenleri bile ardı sıra sürükler.

    Uzakta kalmış hatıralar, unutulmuş bahçeler ince bir kokuyla hatırlanır hemen.

    Burnuna değen su, cennetin kokusunu hatırlatsın sana.

    Burnuna çektiğin su, gülleri gül eyleyen Muhammedin [sav] gül kokusuna yanaştırsın seni.



    Yüzünü hayâ ile temizle!

    Yüzün ki varlığının odağıdır, ruhunun billûr âyinesidir; abdest niyetiyle yüzüne değen su seni Rabbinin vechine yönlendirir.

    Abdeste niyet, yüzünü ona teslim etmek gibidir.

    Ben Onu görmesem de, O beni görüyor! diyenlerin işidir abdest..

    Kimsenin görmediği yerde, kimsenin bilmediği kuytularda, kimsenin tanık olmadığı yalnızlıklarda, sırf O´nu razı etmek için yüzünün her noktasında suların serinliğini hisseden, yüzünün her noktasını Rabbinin nazarına tutar; Rabbine teslim eder.

    Yüzünden sular süzülürken, sen de Ona bakarmışçasına hayânı kuşan.

    O´nun nazarında olduğunu bil ki, aynalardan utanma.

    O´nun seni gördüğünü bilerek yaşa ki, kendini kendine mahcup etme.

    Yüzündeki serinliği O´nun seni bildiğine tanık bil ki, başkalarını razı etme telaşından kurtar kendini.

    Yüzünü Rabbine teslim et.



    Kollarını tevekkül ile yıka!

    Yapıp ettiklerini kendinden bilme.

    Elini işlere eriştiren de, işlerini sonuca ulaştıran da Rabbindir.

    Tembellik edip elini işten çekme; çünkü tevekkül sana düşeni yapmanı gerektirir.

    Kibirlenip elinin işlere yettiğini de sanma; çünkü tevekkül elinden geleni yaptıktan sonrasını

    Rabbine havale etmeni gerektirir.

    Öyle yıka ki kollarını, tembellik de kibir de akıp gitsin parmak uçlarından.



    Kulaklarını söz dinlemekle ve sözün güzeline tâbi olmakla yıka!

    Dinlemek edebin de, öğrenmenin de başıdır.

    Kulağını hakka açmayan, dudağını hakka değdiremez.

    Dosta kulak vermeyen dost sahibi olamaz.

    Öyle yıka ki kulağını, boş söz ve yalandan, gıybet ve lakırdılardan temizle; güzeli duymaya ayarla.

    Çirkinliğe sağır ol.


    Ayaklarını O´ndan başkasından vazgeçmekle yıka!

    Nasılsa bir gün ayakların yerden kesilecek, adımların bitecek, ir adın kalacak yeryüzünde.

    İki ayağını birden yıkarken de, buraya geldiğini ama burada kalmayacağını hatırlat kendine.

    Sular ayaklarına değdikçe, bir yolcu edâsı dolsun yüzüne.

    Ayaklarını yerden kes; sırata değdir.

    Öylece at adımlarını.

    Düşmekten kork! Öylece yürü.

    Ateşten çekin!



    O´na (cc) razı ol ki, O (cc) da sana razı olsun.


    "Hiç biryerini alıntı yapamadım kardeşim çok etkili çok güzel ALLAH cc razı olsun güzel yüreğin karşısında bütün güzellikler diz çöksün inşallah..

  3. #3
    ÜYE Asema - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06.Nisan.2011
    Mesajlar
    6,108
    Konular
    2015
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    Yazı Siyah Temada Gözükmediği İçin ve Siyah temada Göremeyenler İçin Sadece renk olarak Tekrar yazılmıştır. Abdeste hazırlanıyorsun.. Gövdeni kutlu bir paklığın gölgesine çekiyorsun. Sanki Leylâ vurgunu bir Mecnun gibi çölde suya kanıyorsun Şadırvanda su şakırtısı bir vaha serinliği değil mi sana? Abdeste niyetleniyorsun.. Kalbini Sevgililer Sevgilisinin [sav] kalbine yanaştırıyorsun. Suların bile yolunda akarak paklandığı Sevgilinin [sav] yolunda akıyorsun. Rasûlün [sav] pak niyetine dudağını değdirerek, suyun serinliği ile değil, rahmetle ıslanıyorsun. İşte abdeste başlıyorsun. Önce ellerini yıkıyorsun. Terk-i dünya ile yıka ellerini! Ellerinle biriktirdiklerinden yuğ kendini... Varlığının suların akışı gibi gelip gittiğini bil evvelâ. Eline avucuna sığan bir şey yok şu fani dünyada. Parmakların arasından kayıp gidiyor sevdiklerin ve biriktirdiklerin. Ne onlar sana kalıyor, ne sen onlara kalıyorsun. Bunu bil ki, eline değen abdest suyuyla, elini şerden çek; hayra yanaştır. Elini fani olanlardan çevir; sonsuza eriştir. Elinle ettiklerinden tövbe et. Dünyanın kirini avuçlarından akıt. Anmakla yıka dilini, damağını ve dudağını! Yalanı yıka ağzından. Boş sözden arındır dilini damağını. Tattıklarının su gibi gelip geçtiğini bil. Dudağına suyu değdiren Rabbindir.. Dudağını dudağına dokunduran Rabbinin rahmetidir. Dudağının dudağına değmesi, billûr sulardan daha serindir. Suyu sana verdiği gibi suya hasret dudağı da veren O´dur. Suyun paklığını damağına değdirirken, Rabbini anmakla tatlandır ağzını.. Dilini suyla serinletirken, yalan ve gıybetin, boş söz ve lakırdının tortularını da yak! Kibirden arınmakla temizle burnunu! Ne efsunkârdır güzel koku! Burnunun dikine gidenleri bile ardı sıra sürükler. Uzakta kalmış hatıralar, unutulmuş bahçeler ince bir kokuyla hatırlanır hemen. Burnuna değen su, cennetin kokusunu hatırlatsın sana. Burnuna çektiğin su, gülleri gül eyleyen Muhammedin [sav] gül kokusuna yanaştırsın seni. Yüzünü hayâ ile temizle! Yüzün ki varlığının odağıdır, ruhunun billûr âyinesidir; abdest niyetiyle yüzüne değen su seni Rabbinin vechine yönlendirir. Abdeste niyet, yüzünü ona teslim etmek gibidir. Ben Onu görmesem de, O beni görüyor! diyenlerin işidir abdest.. Kimsenin görmediği yerde, kimsenin bilmediği kuytularda, kimsenin tanık olmadığı yalnızlıklarda, sırf O´nu razı etmek için yüzünün her noktasında suların serinliğini hisseden, yüzünün her noktasını Rabbinin nazarına tutar; Rabbine teslim eder. Yüzünden sular süzülürken, sen de Ona bakarmışçasına hayânı kuşan. O´nun nazarında olduğunu bil ki, aynalardan utanma. O´nun seni gördüğünü bilerek yaşa ki, kendini kendine mahcup etme. Yüzündeki serinliği O´nun seni bildiğine tanık bil ki, başkalarını razı etme telaşından kurtar kendini. Yüzünü Rabbine teslim et. Kollarını tevekkül ile yıka! Yapıp ettiklerini kendinden bilme. Elini işlere eriştiren de, işlerini sonuca ulaştıran da Rabbindir. Tembellik edip elini işten çekme; çünkü tevekkül sana düşeni yapmanı gerektirir. Kibirlenip elinin işlere yettiğini de sanma; çünkü tevekkül elinden geleni yaptıktan sonrasını Rabbine havale etmeni gerektirir. Öyle yıka ki kollarını, tembellik de kibir de akıp gitsin parmak uçlarından. Kulaklarını söz dinlemekle ve sözün güzeline tâbi olmakla yıka! Dinlemek edebin de, öğrenmenin de başıdır. Kulağını hakka açmayan, dudağını hakka değdiremez. Dosta kulak vermeyen dost sahibi olamaz. Öyle yıka ki kulağını, boş söz ve yalandan, gıybet ve lakırdılardan temizle; güzeli duymaya ayarla. Çirkinliğe sağır ol. Ayaklarını O´ndan başkasından vazgeçmekle yıka! Nasılsa bir gün ayakların yerden kesilecek, adımların bitecek, ir adın kalacak yeryüzünde. İki ayağını birden yıkarken de, buraya geldiğini ama burada kalmayacağını hatırlat kendine. Sular ayaklarına değdikçe, bir yolcu edâsı dolsun yüzüne. Ayaklarını yerden kes; sırata değdir. Öylece at adımlarını. Düşmekten kork! Öylece yürü. Ateşten çekin! O´na (cc) razı ol ki, O (cc) da sana razı olsun. "alıntı"
    NAZAR DUASIبِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِِ وَوَصَّيْنَا الْإِنسَانَ بِوَالِدَيْهِ

  4. #4
    YASAKLI
    Üyelik tarihi
    10.Ocak.2011
    Mesajlar
    565
    Konular
    129
    Tecrübe Puanı
    0

    Standart

    "Hiç biryerini alıntı yapamadım kardeşim çok etkili çok güzel ALLAH cc razı olsun güzel yüreğin karşısında bütün güzellikler önünde diz çöksün inşallah.. __________________

    Allah senden de Razı olsun kocayürek, güzel dileklerin ve güzel yorumun güzel yüreğin için yüreğine sonsuz sevgi ve Teşekkürlermi gönderiyorum sevgiyle kal..


    Teşekkür Ederim ***** ; zahmet oldu emeğine sağlık.

Bookmarks

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •